|
 |
Hekimlere bir takım ödevleri ve sorumlulukları
yükleyebilmek için gerekliliği ön görülen haklardır. Son zamanlarda, sağlık
hizmetlerinin yürütülebilmesi sırasında hasta hakları sık sık gündeme
geliyor. Bu da paylaşımcı ve yol gösterici bir özellik taşıması gereken
modern hekim hasta ilişkisi açısından vazgeçilmez bir zorunluluktur. Çünkü
binlerce yıldır süregelen hasta hekim ilişkisinde hekim mutlak otoriteydi.
Bu durum, geleneksel sağlık sisteminin yapılanmasının doğal sonucuydu.
Geleneksel sağlık modelinde merkezde yer alan hekim tanı ve tedaviyi
belirlerdi. Hastanın izlemesi gereken doğru yolu gösterirdi. Bu ailedeki
babanın rolüne benziyordu. Bu tek belirleyici olmak, üstlenmesi çok zor bir
yükün sorumluluğunu almaktı.
Geleneksel bu modelin çağın gelişimine uygun olarak değişim göstermesi,
hekimin baba rolünü değiştirmeye başlamıştır. İnsanlığın en önemli
kazanımlarından birisi olan bireysel hakların doğal, vazgeçilmez ve
devredilmez haklar olarak tescil edilmesi önemli bir dönüşümün ilk adımları
olmuştur. Hasta hakları ortaya çıkmıştır. Hasta hekim ilişkisi, haklar
temelinde karşılıklı katılıma göre yeniden tanımlanmıştır. Bu yeni
tanımlamada merkezde artık hasta vardır. Kendisine karşı yapılacak
işlemlerde rızası alınmakta, tanı ve tedavi protokolleri hakkında bilgilenme
hakkına sahip olmaktadır. Hekim hastayla ilgili bilgileri açıklamaya özen
göstermektedir. Hasta özerk bir birey olarak ele alınmakta, hekim ve
ilişkisinde en önemli tanımlayıcılık "katılımcılık" olarak belirmektedir. Bu
durumda hekimin ödev ve sorumlulukları genişlemekle birlikte, daha önce söz
edilmeyen hakları da gündeme gelmektedir. Hekimlerin sahip oldukları haklar
şunlardır:
 |
Nitelikli eğitim alma ve bilgiyi yenileme hakkı:
Hekim olabilmenin gerekli ve ön koşullarından başta gelenlerinden birisi,
onun yetersizce nitelikli bir eğitim alarak, çağdaş tıp bilgi ve
becerileriyle donanmış biçimde tıp fakültesinden mezun olma hakkıdır.
Nitelikli bir eğitim olma hakkını yaşama geçirememiş hekimi, yeterli bilgi
beceri tutturamamakla suçlamanın ve onu ülke düzeyinde düşük nitelikli
biçimde gerçekleştiren bir eğitimin sonuçlarından sorumlu saymanın mantıklı
bir gerekçesini bulabilmek oldukça güçtür.
|
 |
Yeterli Ücret Edinme Hakkı
Her alanda olduğu gibi, bilgi ve emek yoğun bir insan etkinliği alan
hekimliğin de bir ücret karşılığı olmalıdır.
|
 |
Meslek uygulaması sırasında:
Hekimin meslek uygulaması sırasında dile getirilmesi gereken haklarının
başlıcaları şunlardır;
 |
Baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakkı. |
 |
Çağdaş, bilimsel olanaklardan yararlanma hakkı. |
 |
Hastayı reddetme hakkı. |
 |
Mesleki risklerden korunma hakkı |
 |
Danışma hakkı |
 |
Hekimin kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma
hakkı. |
 |
Hekimin yönetsel süreçlere katılma hakkı |
 |
Hekimin danışma hakkı |
 |
İyileşme garantisi vermeme hakkı |
 |
Yeterli zaman ayırma hakkı |
 |
Tanıklıktan çekilme hakkı |
 |
Tedavi yöntemini seçme hakkı |
Hekimlik mesleğinin uygulanması sırasında evrensel
düzeyde geçerlilik taşıyan etik ilkelere uyabilmek bir hekim hakkıdır.
Hekimlerin eğitimleri boyunca edindikleri bilgi ve becerilerini etik dışı
taleplerin hizmetine sunmama hakları olmalıdır. Eğitim süresince öğrenilen
teknolojik düzeyin yakalanabilmesi ve aletlerin de meslek uygulaması
sırasında ulaşılabilir olmasını beklemek, hekimin önde gelen haklarındandır.
Hekimlerin meslek uygulaması sırasında karşılaşacakları bir takım risklerden
koruma hakları olmalıdır. Çağımızın hekimlik uygulamasının gerektirdiği
hekim haklarından birisi de gerek duyulduğu anda teknik, bilimsel ya da etik
danışmanlık alabilme hakkıdır.
|
 |
Aydın kimliği oluşturabilme ve bunu sürdürebilme hakkı
|
Hekim kimliği, tıp fakültelerine adım atmayla başlayan,
yorucu ve oldukça zahmetli bir öğrenim sürecinde biçimlenen bir kimliktir.
Tıbbın evrimsel gelişimi boyunca hekimlerin öne çıkış gerekçelerinden
birisi, onların aydın özelliklerinin ön planda olmasıdır. |
|