Nesilden nesile geçen dayak olayı, araştırmacılar tarafından gösterilmiştir
ki hiçbir zaman disiplin konusunda işe yaramamıştır ve yaramayacaktır. Dayak
yiyen çocuk, yaptığı harekete sadece dayak riski devam ettiği sürece ara
verir. Dayak riskinin ortadan kalktığını hissettiği anda yeniden hareketi
tekrarlar. Çoğunlukla kendilerine vuran insanlara itaat etmek veya uymak
istemezler. Disiplinin asıl amacı olan doğru ile yanlış arasındaki farkı
öğrenemezler. Sadece ne için dayak yiyeceklerini, ne için dayak
yemeyeceklerini öğrenirler.
Dayak ayrıca birçok negatif etkiye de sahiptir. Bunlardan biri, dayağın
şiddeti öğretmesidir. Çocuğunu ya da karısını döven bir çok insan zamanında
kendisi de dayak yemiştir. Bir akranına vuran bir çocuğa, bunu nereden
öğrendiğini sorarsanız "Annemden öğrendim" yanıtını alırsınız. Kimisi için
de dayak, tartışmaları çözmenin tek yolunun kaba kuvvet olduğunu öğretir. Ve
çocuk, hayal kırıklıkları veya sinirlenerek başa çıkabileceği daha ılımlı
yolları öğrenmekten alıkonulmuş olur. Aynı zamanda gücün kötüye
kullanılmasını da öğretir. (Güçlünün, güçsüze karşı). Tabii bir de
istenmeden de olsa sinirle yapıldığında, çocuğun yaralanmasına sebep
olabilir. Siniriniz geçtikten sonra dayak, daha az fiziksel hasara neden
olur, ancak olayın sıcaklığı geçtikten sonra olması daha fazla soru
uyandırıcıdır. Şu kesindir ki dayak her zaman olduğundan daha saldırgan bir
davranış olarak algılanır ve hareketin düzeltilmesinde çok daha az
etkilidir.
Eğer bir ebeveyn için dayak tavsiye edilemez bir şey ise, başka bir yetişkin
tarafından uygulanması elbette hiç tavsiye edilemez. Öğretmen, bakıcılar ve
çocuğunuzla hep baş başa kalan herhangi bir yetişkinin hiçbir fiziksel
yaptırım uygulamama konusunda önemle uyarılması gerekir.
Çoğu uzman ve ebeveyn bir konuda aynı fikirdedir. Henüz kelimeleri
anlayamayan bir bebek çok ciddi bir hata yapıyorsa (Sıcak bir yüzeye
yaklaşıyor, caddeye atlıyor...), eline ya da poposuna vuracağınız ses veren
bir tokat kabul edilebilir. Ancak çocuğun idrak yeteneği geliştikten sonra
artık fiziksel cezalandırma kabul edilemez.